Çarşamba, Şubat 09, 2011

GGJ 2011 veya Çekilecek Çilem Varmış

Daha önceden söz verdiğim üzere kısada olsa bir GGJ 2011 izlenimleri yazısı yazacağım. Ama kısaca özet geçmek gerekirse çok kötü bir organizasyondu ve çoğunlukla yerden yere vuracağım. Tabii bunu yaparken elimden geldiğince adil olup "Sezar'ın hakkını Sezar'a vermeyi" unutmamaya çalışacağım.

Şu noktada ilk olarak GGJ hakkında birkaç ufak açıklama yaparak başlamak en doğrusu olacak sanırım. GGJ, Global Game Jam'in kısaltması olup bütün dünyada aynı anda ama farklı merkezlerde yapılan bir oyun geliştirme etkinliğidir. Amacı yaratıcılığı geliştirmek, diğer geliştiricilerle tanışmak ve bolca eğlenmektir. Bizim ülkemizde de başından beridir (yani 3 senedir) ODTÜ Teknokent'teki Atom merkezi tarafından düzenlenmektedir. Bu sene ayrıca İzmirde küçük bir grupta kendi jam site'larını organize etmiştir. Unutmadan geçen seneden beri KKTC'de de bir grup kendi jam site'ları ile etkinliğe katılmaktadırlar. Bu kadar ön bilgi yeterli sanırım.

Zaten geçen seneden ağzımda hoş olmayan bir tat bırakmıştı GGJ'de Atom. "Türk Mill Oyun Geliştirme Takımı" ve "GGJ'de Dünya 4.lüğü" gibi saçma beyanlar ve sponsorlar ile reklama harcanan yoğun uğraş rahatsız edici idi ama yine de bu senenin bu kadar kötü olmasını beklemiyordum. Geçen seneki etkinlik bütün bu can sıkıcı detaylara rağmen, bunları affetirircesine oldukça başarılı idi.

Bu sene ise, neyse başından başlayayım... Daha etkinliğe çok varken daha ilk kayıtlar başlar başlamaz etkinlikle ilgili canımı sıkan olaylar karşıma çıkmaya başladı. GGJ'nin global sitesindeki kaydımı yenilemek oldukça kolaydı ama ev sahiplerimiz kendi sitelerindende kayıt yaptırmamızı istiyorlardı. Yer sıkıntısı yüzünden 2 senedirde bu sistem böyle işliyor Atom mecburi olarak başvuran herkesi alamıyordu. O yüzden ikinci bir kayıt olma zorunluluğu canımı sıksa da sorun etmiyordum ama bu sene kayıt sırasında CV, portfolyo ve fotoğraf gibi abartılı isteklerle Atom pes dedirtti. Neredeyse tek istemedikleri ikametgah belgesi idi. Sonradan bunun açıklaması olarak bu başvuruların daha sonra Atom'a yeni alımlar yapıldığı sırada kullanılacağı söylendi ama açıkcası bunu saçmalık olarak görüyorum. Atom'a başvurmak ile GGJ'ye katılmak tamamen iki farklı şey. Bence kesinlikle karıştırılmaması gereken şeyler. Ama zaten yazının devamında da göreceğiniz gibi Atom'un bu etkinliği tamamen kendilerine mal etme yaklaşımı düşünüldüğünde şaşırtıcı olmuyor.

Neyse kayıt sıkıntılarını geçtik bir şekilde ama herkes geçemedi ne yazık ki. En başta başvuranlardan 100 kişinin alınacağı söylenmişti ama GGJ başladığında gördük ki 60 kadar kişi ancak vardı. Bunun sebebini bir organizatörle konuşmadım ama basitçe etkinlik için ilk ayrılan yerin etkinliğe çok az bir süre kala değişmesi düşünülürse mecburen alınmış bir karar gibi geliyor bana ve açıkcası bu konuda organizasyonun üstüne gitmemeyi tercih ediyorum. Yine de umarım ki etkinlik başlamadan önce reklamlarda bolca kullandıkları rekor başvuru alan GGJ merkezi olma ünvanını GGJ sonrası da kullanmaya kalkmazlar. Sonuçta sadece 60 kişiyi içeri alabilmişsen 140 kişinin başvurmasının ne önemi var?

GGJ başlamadan önceki hafta aklında sorular olan katılımcılar için Skype üzerinden toplantılar yapıldı. Bu toplantıların ilkine katıldım. Katılım çok azdı ve işte genel olarak önceki seneki toplantılara benzer sorular geliyordu. Aslında orada olmamın sadece tek bir sebebi vardı. GGJ'de bu sene dijital oyunların yanında dijital olmayan, kutu ve masaütü oyunları da kabul edilme kararı alındı. Açıkcası global sitede gördüğüm kadarıyla insanlar bu konu hakkında bayağı heyecanlıydılar. Ama Atom'dan GGJ organizasyonları ile ilgili duyurularında bu konu hakkında hiçbir bilgi geçmiyordu. Korkum Atom'daki organizatörlerin bu konuyu es geçmeleri idi. Bu konuyu gündeme getirmek ve birde hali hazırdaki (geçen seneden kalan ve birde şu kayıtla ilgili olan) şikayetlerimi bizzat iletmek için oradaydım. Ben şikayetlerimi ilettikten sonra başka biri şu kutu oyunu yapabilme olayı hakkında bir soru sordu. Aldığı yanıt çok netti. Sadece dijital oyunlar. Bu net cevap üzerine bir arkadaşımla anında itiraz ettik. Geri adım atan yetkilinin savunması açıkcası bana gülünç geldi: "Çünkü kutu oyunu tasarlama yönünde istek olmadığı için bizde sadece dijital oyunlara yöneldik". İlgilenen birini vazgeçirdikten sonra bu söylediğinin anlamsızlığından bahsedince Atom'un beklentisinin dijital oyunlar yönünde olduğunu söyledi ama işte o noktada derdimi anlatabildiğimi düşünüp konuyu üstelememiştim. Bu bahsi geçen Skype toplantısının log'ları daha sonra bizzat Atom tarafından toplantıları kaçırmış olan katılımcıların çeşitli sorularına cevaplar bulabilmeleri için bütün katılımcılara yollandı, orada tam metni bulabilirsiniz (gerekirse burada paylaşabilirim).

GGJ vakti geldi çattı sonra. İşte Atom'da toplanıldı ve konuşmalar başladı. Keita Takahashi'nin keynote'u oldukça zekiceydi ve orijinaldi. İzlemeside cidden keyifliydi. Crytek'ten Peter Holzaphel'de yine oldukça iyi ve oldukça gaza getirici bir konuşma yaptı. Benim için en çok hoşuma giden yanı Crytek gibi devler piyasasında oynayan bir firmadan gelipte hep Indie'nin bu işin geleceği olduğunu söyleyip hem de indie oyunlar hakkında bu kadar bilgili (kesinlikle ilgilenmeyen birinin bilemeyeceği oyunlardan bahsetti konuşmasında bolca) olması oldu. Zaten Mount&Blade ile elde ettiği başarı binlerce konuşmaya bedel olan Armağan Yavuz'da yine güzel bir konuşma yaptı. Ve tabi sponsorlardanda birer konuşma geldi. Açıkcası bu kısım çok başarılı idi. Sponsorların konuşmaları haricinde 10 numara oldu diyebilirim.

Off yaz yaz bitmiyor bu yazı, biraz hızlanalım. Neyse efendim, sonra vakit geldi tema açıklandı. "Extinction" mış tema, güzel dedik hemen grup kurma işlemine geçtik. Bu noktada bir eleştirim daha olacak. Atom grup kurma işlemi başında yine kendi emrivaki kurallarından birini koyarak grupları 2-5 kişilik olmaya zorladı. Açıkcası hem tek başına çalışmanın ya da 6-7 veya daha kalabalık gruplarda çalışmanın pek mantıklı olmadığını düşünüyorum. Yine de Atom'un bu noktada kural koymak yerine insanlara tavsiyede bulunması daha doğru olurdu. Grup kurma süreci bu sene bana çok daha hızlı sonuçlanmış gibi geldi ama yine de belki de bana öyle gelmiştir.

Grubumuzu kurduktan sonra çalışmaya başladık, 48 saat geçti ve iyi kötü bir oyunu bitirip bir GGJ'yi daha atlatmanın verdiği huzur ve yorgunlukla mutlu bir şekilde ayrıldık. Hmm, en basit haliyle böyle olsa da eklenmesi gereken detaylar, daha doğrusu şikayetlerim var.

Öncelikle etkinliğin yapıldığı mekanı anlatmam biraz zor ama kısaca ODTÜ Teknokent'teki Galyum Blok'un bodrum kat'ında yapıldı. Hayır oradaki bir ofiste değil, bizzat o kat'ın içinde yapıldı. Atom ana ofisi haricinde birkaç ofisinide çalışma ve uyku odaları olarak ayırmıştı ama ana kalabalık bodrum kattaki o geniş boşlukta yapıldı. Şimdi açıkcası o kalabalığı rahatça yerleştirmek adına iyi bir fikir olarak görebilirdim bunu ama mevsim kış, havalar soğuk ve Atom en azından son güne kadar ortamın ısıtılması işini beceremedi. Özelliklede en arka tarafa yerleştirilmiş olan bizim grubumuz cidden soğuktan donduk. Üzerimizde kabanlarla, ellerimizde eldivenlerle otururken bile içime işleyen soğuk sağolsun ilk gün boyunca en ufak bir iş çıkarmayı beceremedim. O gün kü soğuk GGJ bittikten sonra bile 1-2 gün daha ateşimin düşmeyeceği şekilde etkiledi beni. Biz belkide en kötü durumdaki ekiptik ama diğer ekiplerde çok iyi durumda değildi açıkcası. Ayrıca bu bizim başımıza gelmeseydi başka bir grubun başına gelecekti. Yani herşekilde affedilemeyecek bir organizasyon başarısızlığı olarak görüyorum. Bir türlü ana çalışma ortamı adam gibi ısıtılamadı son güne kadar. Bu noktada da ne yazık ki bunu son gün önemli insanların (jüri, basın, çeşitli yetkililer, kısacası katılımcı olmayan bir takım insanlar) gelmesine bağlıyorum ben. Tek başına bu soğuk bile Atom'un bu sene ki GGJ organizasyonunu başarısızlık olarak görmemize yetecektir. Ama ne yazık ki herşey bununla da sınırlı kalmadı.

Yemekler... Açıkcası organizasyonun ücretsiz yemek sağlaması gerektiğini düşünmüyorum, bize sadece yiyecek ihtiyaçlarımızı karşılamak adına çeşitli opsiyonlar sunmaları yeterliydi bana göre. Ama Atom etkinlik süresince çeşitli öğünler sundu katılımcılarına. Zaten geçen sene bu konuda çok başarılıydılar. Ama bu sene, en basit hali ile başarısızlıktı. Akşam yemeği olarak 1 dilim pizza verilmesinin arkasındaki mantığı çözebilmiş değilim hala. Ben fazlaca yemek seçen bir insan olarak bütün öğünlerde Atom'un sağladıkları ile ilgilenmeyip Teknokent yemekhanesinin (Zeytin adlı bir işletme oluyor sanırım, etkinliğin sponsorlarından biriydiler ve beklide bu sunulan yemeğin içeriği bizzat onların işidir bilemiyorum) sunduğu diğer yemeklerle kendimi doyurdum. Bu arada tek sorunun 1 dilim pizza olduğunu sanmayın, diğer öğünler çok daha kötüydü ve açıkcası bir tane memnun olan gördüğümü söyleyemem. Bu noktada tek bir başarılı iş vardı o da akşam 10-11 arası yapılan çorba servisi idi. Çorba seven biri olarak çok makbule geçti. Benim gibi diğer katılımcı arkadaşlarda oldukça memnundu bu ikramdan. Bunu da belirtmeden geçersem haksızlık yapmış olurum ama dediğim gibi bunun dışında rezaletti. Yemek ikramı yapmak zorunda değillerdi tabi ki ama ikram yapılacaksa bu şekilde yapılmamalı...

2. gün sıcak olan odalardan birine geçerek adam gibi çalışmaya başladık ama ilk gün yediğim soğuktan sonra cidden bende çalışacak hal kalmamıştı ama ekipteki tek programcı olmanın verdiği mecburiyetle ki zaten ilk gün "yeter be" diyip çekip gitmememinde tek nedenidir, kalmış ve çalışmaya başlamıştım. Ekip arkadaşlarımın desteği ve sürekli dürtüklemeleri ile (başka türlü çalışamaz bir haldeydim) ancak çalışabilir haldeydim ve Atom'un bir diğer affedilemez ayıbı geldi. Atom yine kendi emrivakilerinden birini daha yaptı ve 48 saatlik bu etkinliği 46 saate çekti. Bunun arkasındaki mantığı bir türlü çözemedim açıkcası. Süre normalde pazar günü 17.00'de bitmesi lazımdı ama 15.00'te bitirildi. Aradaki 2 saat kesinlikle birşey ifade etmiyor. O iki saati kim veya ne için bizden çaldılar bilmiyorum. Belki mantıklı bir nedenleri dahi vardı, onu da bilmiyorum çünkü bizimle paylaşmadılar. Ama şunu biliyorum Atom hiç hoş olmayan bir emrivaki yaptı. Ben ne zaman bana saat 15.00'te biticek denirse cevap olarak saat 17.00'de diyordum ve tavrım kesindi. Etkinlik 48 saatlik bir maratondu ve öyle olacaktı ama olmadı. 46. saat bittiğinde bir anda oyunu adam etmeye çalışırken ardarda Jüri üyelerinin akınına maruz kaldım. O sırada oyunun ana mekanikleri bitmiş ama çeşitli buglar ve oyunu oynanamaz kılan bir dengesizlik mecvuttu. Ben bununlu uğraşırken bir yandan da başıma gelen Jüri üyelerine oyunu göstermeye ve anlatmaya çalışıyordum. Kimisi ekran başında kodlarla boğuşurken görünce beni sessizce arkamdan uzaklaşmış, onları fark etmedim bile ama kimisi kalmayı tercih etmiş. Bende onlara ne yazık ki oyunun oynanamaz bir halini gösterebildim ama o an ki gerginliği yaşamakta başlı başına bir eziyetti. Bunun içinde Atom yetkililerine teşekkürü bir borç biliyorum. GGJ'den 2 gün sonra kendime gelince oyuna tekrardan el attım ve bugları temizleyip denge problemlerini çözmem 1 saatten az zamanımı aldı. İşim bittiğinde Atom'daki yetkili arkadaşlara çeşitli sevgi sözcükleri saydım tek tek.

46(!!) saat bittikten sonra jüri etrafta gezinip çeşitli oyunları denedi ve bir saatin sonunda bizi aceleyle başka bir binada olan sunumların yapılacağı yere yolladılar. Bu noktada eşyalarımızı toplamamızın gerekmediğini güvenliğin burada olacağını vs. söyleyip bizi aceleyle diğer binaya yolladılar. Ama işte bir kazığıda buradan yedik. Sunumlar bittikten sonra (ve bu noktada belirtmem gereken birşeyde çoğu grubun oyunlarını GGJ'nin sitesine yüklemek için vakit bile bulamadan bu sunuma yollandığı, benim gibi birçoğunun sunum çıkıp oyunlarını yüklemeleri gerektiğiydi, ve herkesin benim gibi hemen sunum yapılan salonun dışında laptop'ından oyununu yollama fırsatı olmadı, birçok arkadaşımız tekrardan ilk binaya dönmek zorunda kaldı) kısa bir süre kalıp insanlarla muhabbet ettik ama bir arkadaşımın dönüş için tren biletini alması gerektiği için seramonileri beklemeden ayrılıp Galyum Blok'a döndük. Evet, söylendiği gibi güvenlik eşyalarımızın başındaydı ve hepsi güvendeydi ama odalar kitlenmişti, anahtarları güvenlikte yoktu ve ayrıca arkadaşım üzerine zimmetli olan bilgisayarı teslim etmeliydi ama orada bizimle ilgilenecek bir tane bile görevli yoktu. Seramoninin yapıldığı binadaki bir arkadaşımızı arayıp bize yardımcı olacak birilerini göndermesini istedik ama ona söylenen eğer üzerimize zimmetli bilgisayar varsa seramoninin bitmesini beklememiz gerektiğiydi. Ne kadar hoş değil mi? Evet, sanırım arkadaşımın o bileti alamadığını belirtmemin bir gereği yok, hepinizin tahmin ettiğini düşünüyorum.

Hoş bir artı olarak bütün etkinliğin kesintisiz olarak internetten stream edildiğini eklemeyebilirim ama ne yazık ki burada bile bir başarısızlık örneği sergiledi Atom. Etkinliğin Global yönünden ve uyumundan ne kadar uzak olduklarını tekrar gösterircesine bu stream linkini global sitedeki profillerinde paylaşmayarak diğer GGJ merkezlerindeki hatta dünyanın geri kalanındaki ilgilenen insanların bu stream'den haberleri olmasını engellediler.

Bütün bunlar ışığında Atom'u tekrar tebrik etmek istiyorum. Bir etkinlik özünden bu kadar saptırılabilir. Jam (dilimizde birebir karşılığı yok ama çıkışı müzikal bir terim, basitçe bir grup müzisyenin belirli bir plan olmaksızın serbestçe birlikte doğaçlama müzik yapmaları anlamına geliyor, bunu oyun yapımına uyarlarsanız ne yapılmak istendiği ortada) olan etkinliği yarışmaya çevirmek. Global bir etkinliği lokal, dünyanın geri kalanından kopuk bir hale çevirmek. Katılımcılar, geliştiriciler için olan bir etkinliği kendi reklamları için sömürmek. Özellikle de bu sonuncusu. En basit şekliyle öfkeliyim Atom'a karşı. Bir ön kuluçka merkezi olarak ülkemizde oyun sektörünün gelişmesi için çok önemli bir kaynak olabilir hepimiz için. Ama böyle bir etkinliği bu şekilde organize eden bir kuruma ben bir oyun geliştirici ya da daha doğrusu adayı olarak güvenemiyorum ne yazık ki.

Seneye Atom'un düzenleyeceği böyle bir GGJ'ye katılmak istemiyorum. Açıkcası Atom'un bu organizasyonuna katılarak GGJ'ye ne kadar katılabiliyoruz bence orası şaibeli. En azından bu sene dünyanın geri kalanından kopuktuk, zoraki bir uyum vardı, seneye o bile olmayabilir. Önümüzdeki sene gerçek bir GGJ etkinliği yaşayabilmemiz için bence artık insiyatifi elimize almamız ve bu işi Atom'a bırakmamamız lazım. İmkanlar daha kısıtlı olabilir ama yeter ki geliştirici odaklı bir etkinlik düzenleyebilelim.

Yazımı bitirirken bu yazının tamamlanmasının 3 gün sürdüğünü ve GGJ'den neredeyse 2 hafta sonra yazıldığını belirtmek istiyorum. Çeşitli anlatım hataları ya da unuttuğum veya atladığım şeyler olabilir, onlar için özür diliyorum ama hiçbiri bu yazıda belirttiğim sorunların gerçekliğini yoketmiyor.

3 yorum:

Roselyn dedi ki...

Katılıyorum. Tek katılmadığım nokta yemekler. Kaç kere soruldu "Yemek sorunu olacak mı?" diye, sizi aç bırakmayacağız dendi ama aç bırakıldık. Bu büyük bir sorun.

Ben de soğuk konusunda bir şey sormuştum, onun da problem olmyacağını söylemişlerdi. Onun dışında çoğunlukla katılıyorum yazdıklarına. Kötüydü GGJ.

Bi de, 46 saate çekildiğini bilmiyordum!!! 48 saat olsa biz Eyvah Abim'i bitirirdik ki?!

TRN dedi ki...

Dışardan izleyen biri olarak, internet sitesindeki yayının da iyi olduğunu söyleyemem. Normal bile değildi, ciddi ciddi vasat düzeydeydi.

10-15 dakikalık kopmalar yaşadım, arada donup kaldı durup dururken yayın. Kalitesi zaten çok kötüydü, başka GGJ sitesinden, sanırım Fransa'da olandan baktığımda yayın çok daha iyiydi ve hiç takılmadan izledim yaklaşık yarım saat kadar.

Kameralar çok değişti, belki tamamen göstermek için artı olabilir fakat nereye baktığım hakkında hiç bir fikrim yoktu. Altta en azından "Bilmemne tarafı" yazsa çook iyi olurdu.

Bir de son olarak belirtmek istediğim; gelip biri kameraya hareket çekti. Nah yapıp gitti valla. İlk düşündüm, komik geyik bir şey, arkadaşlarına yaptı heralde diye fakat evrensel bir etkinlikte (ki yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla pek bir evrensel olmamış gerçi) bunun olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Ragnor dedi ki...

Hmm, o kişi ben olabilirim ama olmayadabilirim. Çok iyi hatırlayamıyorum ama bi ara dibimizde olan kamera ile uğraştığımızı hatırlıyorum, o ara yapmış olabilirim ama yapmamışta olabilirim. Hatta aynı hareketi bende yapmış olsam dahi sen beni değilde bir başkasını bile görmüş olabilirsin. :)